Sosyal Medya

Yayımlanma Tarihi: Ocak 8th, 2014 | Haber Editörü: Çağlar Akagündüz

0

Zekeriya Öz’den Yazılı Açıklama !

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına atanan İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Zekeriya Öz, yaptığı yazılı açıklamayla hakkındaki iddialara yanıt verdi. Öz, ”Eğer 22 kez yurt dışına çıktığım ispat edilirse istifa etmeye hazırım.” dedi

Öz, ayrıca ”Ergenekon soruşturmasını yürüttüğüm sırada gerek doğrudan, gerekse dolaylı olarak şahsıma iletilen ancak yerine getirmediğim için husumet beslenen hukuka aykırı taleplerle ilgili hatıralarımı yazmaya başladığımı belirtirim.” ifadesini kullandı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına atanan İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Zekeriya Öz, tehdit edildiğini belirterek, ”Bursa’da bir otelde görüştüğüm kişiler Sayın Başbakanın bana çok kızgın olduğunu, hakkımda ağır laflar ettiğini, bir mektup yazarak kendisinden özür dilemem gerektiğini, hükümete yönelik soruşturmaların derhal durdurulmasını, aksi taktirde zarar göreceğimi ve bunun sonuçlarının benim için ağır olacağını, emniyete neden gittiğimi, bunun herkesi çok kızdırdığımı söylediler.” dedi

Zekeriya Öz’ün ” Hakkımdaki iddialara cevap” başlığı altında yapılan açıklamada Zekeriya Öz, yanıtlarını 10 madde olarak sıraladı. Zekeriya Öz’ün 10 maddelik açıklaması şu şekilde ;

” 1- Önce Sayın Başbakan tarafından basın mensuplarına açıklanan sonrasında da bazı gazeteler tarafından yayınlandığı üzere bugüne kadar 22 kez yurt dışına çıktığım hususu kesinlikle gerçek dışıdır. Bu konudaki gerçek bilgiler, hakkımda 2802 sayılı kanun gereğince soruşturma yapma yetkisine sahip HSYK tarafından ortaya çıkarılacaktır. Eğer iddia edildiği gibi bu güne kadar 22 kez yurt dışına çıktığım ispatlanırsa mesleğimden aynı gün istifa edeceğimi ilan ediyorum. İddiaların asılsız çıkması halinde aynı erdemli davranışı bana bu tür suçlamaları yapanlardan da bekliyorum.

2- Bir kişinin yurt dışına giriş çıkış kayıtları devletin resmi kurumlarında muhafaza edilen ve ancak bir soruşturma sırasında sorgulanabilecek kayıtlardır. Hakkımda herhangi bir adli ya da idari soruşturma bulunmayan dönemde usülsüz ve yetkisiz olarak yurt dışına giriş çıkış kayıtlarımın sorgulandığı ve bunun neticesinde kişisel veri niteliğindeki bu bilgilerin (üstelik kesinlikle yanlış olarak) Sayın Başbakan’a iletildiği ve Sayın Başbakan tarafından basın mensuplarına açıklandığı gazete haberiyle ortaya çıkmıştır. TCK’nın 134,136,137 ve 257. maddeleri kapsamında suç teşkil eden bu eylemlerden dolayı gerek yetkisiz olarak sorgulama yapan bu kamu görevlileri gerek bunları yetkisiz olarak açıklayanlar hakkında yasal yollara başvuracağım.

3-Devletin resmi kayıtlarında bulunan bu bilgilerin bile kamuoyuna abartılarak ve yanlış şekilde açıklanması sadece görevimi hukuka uygun olarak yapma gayreti içinde olduğum için tarafıma yöneltilen husumetin boyutunu gözler önüne sermektedir.

Ekim a-HSYK tarafından yapılacak soruşturmada yurt dışı giriş çıkış kayıtlarım sorgulandığında da anlaşılacağı üzere ailem ve bir meslektaşım birlikte Dubai’deki otele giriş tarihim 17 Ekim 2013,  çıkış tarihim ise 20 Ekim 2013’tür. Bu yurt dışı seyahati kendisi ile 5 yıldır tanıştığım ve samimi dostum olan Halil İbrahim Demirhan tarafından organize edilmiştir. Halil İbrahim Demirhan, uzun yıllar Dubai’de yaşayan ve bu ülkede tanındığını ve sevildiğini bildiğim bir iş adamıdır. Bu güne kadar kendisinin benden adli konulara ilişkin bir talebi olmamıştır. Konunun iddia edildiği gibi yolsuzluk operasyonu olarak bilinen soruşturmanın şüphelilerden Ali Ağaoğlu ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Gerek seyahat öncesi gerekse sonrasında kendisiyle herhangi bir görüşmem olmamıştır.

b-Dubai’de karşılanmamız ve şehirde dolaştırılmamız Halil İbrahim Bey’in kardeşi İdris Demirhan tarafından yapılmıştır.

c-Uçak biletleri tarafımdan nakit para ile bir seyahat acentasından alınmış, geziye daha sonradan katılmaya karar veren çocuğumun uçak bileti ise kendisine ait kredi kartı ile alınmıştır.

d-Gezinin tüm masraflarını tarafımdan ve geziye benimle birlikte katılan meslektaşım tarafından ödenmiştir.

e- İddia edildiği gibi otelde oda servisi olarak yediğimiz herhangi bir yemek bulunmamaktadır. Oteldeki ücretlere sabah kahvaltısı dahil olup bunun dışında kaldığımız 3 gün boyunca otelde sadece bir öğün yemek yenilmiştir.

f- Otel ücreti basına abartılı olarak yansıtıldığı şekilde değildir. Gezinin maliyeti uçak biletleri dışında ailem ile birlikte şahsım için 4 bin 250 dolar, meslektaşım ve ailesi için 3 bin 500 dolardır. Bunlara ilişkin bilgi ve belgeler yapılan inceleme sırasında ibraz edilecektir.

h- Gazete haberinde verilen fatura vb. belgeler gerçek dışı olup ne şekilde temin edildiği soruşturma sonucunda ortaya çıkacaktır. Henüz yurt dışına çıkmadığım ve yurda döndükten sonra, otelde kalmam fiilen imkansız olduğuna gör bu belgeler gerçeğe aykırıdır ve şahsımı yıpratmak için sonradan temin edilmişlerdir. Kanunla kendilerine verilmiş görevleri yapmaları gereken kurumlar ve bunların yöneticilerinin işlerini bırakarak bizzat bu tür belgeleri temin ile uğraşmaları ve bazı medya organlarına servis etmeleri de dikkat çekicidir.

5- Hakkımdaki bu iddialar Sayın Başbakan tarafından açıklanmadan önce Yüksek Yargı kökenli olan, daha önceden tanıştığım ve saygı duyduğum 2 kişi bizzat Sayın Başbakan tarafından bana gönderilmiştir. Bursa’da bir otelde görüştüğüm bu kişiler Sayın Başbakan’ın bana çok kızgın olduğunu, hakkımda ağır laflar söylediğini, bir mektup yazarak kendisinden özür dilemem gerektiğini, hükümete  yönelik soruşturmaların derhal durdurulmasını, aksi taktirde zarar göreveiğimi ve bunun sonuçlarının benim için ağır olacağını, emniyete neden gittiğimi, bunun herkesi çok kızdırdığını söylediler.

Tehdit niteliğinde bu haberi getiren değerli kişilere ; Soruşturmanın benim dışımda vicdanları ve kanunlar çerçevesinde görev yapan savcılar tarafından yürütüldüğünü, kaldı ki kuvvetli deliller bulunduğunu, emniyet müdürlüğünü yeni atlatan personelin şüphelilere sorulmak için hazırlanan soruları değiştirdiği yolunda bir ihbar yapılması üzerine gittiğimi ve sorulacak soruları kapalı zarf içinde mühürlü olarak teslim aldığımı, başıma gelebilecek en kötü şeyin ölüm olduğunu görevim nedeniyle ölmem halinde de görev şehidi olacağım için bunun benim için şeref olacağını ifade ettim. Bu cevabımdan sonra, çok zarar göreceğim tarafıma söylendi. Daha sonra kamuoyunda 2. yolsuzluk operasyonu olarak isimlendirilen  dosyada ilgili savcılarla görüşerek bu soruşturmaya müdahale etmem gerekitğini, işin farklı boyutlara kaydırılmasını, bu konuda yardımcı olmam gerektiği söylendi. Ben de, o soruşturmadan bilgimin olmadığını, soruşturmanın TMK 10. Maddesi ile yetkili Başsavcı Vekili tarafından yürütüldüğünü belirttim. Bu görüşmeden bir gün sonra Sayın Başbakan tarafından şahsıma yönelik gerçek olmayan iddialar dile getirildi. Bazı basın yayın organları da bundan sonra  şahsıma yönelik yıpratma kampanyasına başladı ve halen bu saldırılar devam etmektedir. Bu konuda gönderdiğim tekzipler de yayımlanmamaktadır.

6- Bu görüşmeden sonra tarafıma tahsis edilen koruma aracı, önceden hiçbir tebligatyapılmaksızın, bilgi verilmeksizin ve gerekçe de gösterilmeksizin 6 Ocak 2014 tarihinde alınmıştır. Yürüttüğüm Ergenekon soruşturmasında aldığım sayısız tehditler nedeniyle tarafıma tahsis edilen koruma aracının alınmasından sonra şahsımın ve ailemin başına gelebilecek her türlü olayın sorumlusu bu usulsüz işlemi yapanlardır.

7- Hakkımdaki asılsız haberleri yayınlama konusunda öncülük yapan bazı gazetelerin sahiplerinin kamuoyunda 2. yolsuzluk operasyonu olarak isimlendirilen soruşturma kapsamında tüm malvarlıklarına mahkeme kararıyla tedbir konulmuş olması aslında bütün yapılanların nedenini ortaya koymaktadır.

8- Tüm bunların yaşandığı günlerde çıkan asılsız basın haberlerine dayanılarak hakkımda başlatılan inceleme daha sonuçlanmadan aynı gün tayinimin çıkarılması üzerimdeki baskının artacağını göstermektedir.

9- Ümraniye’de bir gecekonduda yakalanan el bombalan üzerine başlayan Ergenekon soruşturması nedeniyle bugüne kadar şahsımın ve tüm ailemin maruz kaldığı tehditlere bugünyenilerinin eklenmesini ve bunun Ergenekon Terör Örgütünün ve faaliyetlerinin büyük oranda deşifre edilmesinin sağladığı huzur ortamında varlığını her geçen gün güçlendirerek sürdüren kesimlerden gelmesini aziz milletime havale ediyorum.

10- Bu yaşananlardan sonra Ergenekon soruşturmasını yürüttüğüm sırada gerek doğrudan gerekse dolaylı olarak şahsıma iletilen ancak yerine getirmediğim için husumet beslenen hukuka aykırı taleplerle ilgili hatıralarımı yazmaya başladığımı belirtirim. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da haksızlıklar karşısında yılmayacağımı, hukuka uygun olarak haksızlık, hukuksuzluk ve yolsuzlukların üzerine korkmadan gideceğimin herkes tarafından bilinmesini istiyorum. Kamuoyuna saygılarımla arz ederim.” şeklinde idi.

 

 

Haber Etiketleri:


Haber Editörü Hakkında

TamSEO+ 'da Sosyal Medya İlgili Kişisi



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yukarı Dönün ↑
  • En Son

    Takipçiler

  • Sosyal Medya Üzerinde Tam Haber !